MENÜ ☰
Çocuk ve Genç » Hikaye, Manşet, Yazarlar » SEKİZİNCİ SINIF GÜNLERİM / Selin Uçar
Selin UÇAR
SEKİZİNCİ SINIF GÜNLERİM / Selin Uçar

En büyük mağdurlukların yaşandığı, belki de tesadüfen geçtiğim sekizinci sınıf günlerim… Tembel ya da umursamaz olduğumdan değildi düşük notlarım; sadece ve sadece, anlayamadığımdan. Haksız olduğumu düşünmüyorum, nereden bilebilirdim ki sekizinci sınıfın bu kadar zor olduğunu?
Telefonumu kurcalarken, kapının açılmasıyla her akşam genç kız gibi ojesini değiştiren, matematiğimizin düşük notlarının sorumlusu olan ve alıştığımız sert bakışlara sahip Yaren Hoca girdi içeri. Elindeki matematik kitaplarını masasına bırakarak yerine kuruldu. Şu an ayağa kalkmamız büyük bir haksızlıktı bence; bize bir selamı bile çok gören bu huysuz kadına fazlaydı bile. Tüm aksi tavrıyla oturmamızı söylediğinde, bir yandan da kara kaplı defterini açıyordu. O defterin görünüşü zihnimde, “Sözlü mü vardı bugün?” sorusuna neden olurken sıramın altındaki telefonuma baktım göz ucuyla. 13 Aralık Perşembe, kalın harflerle “Matematik sözlüsü var.” uyarısı yazılı hatırlatıcımda. Derince ofladım. Ne ara gelmiştik 13 Aralık’a? Zaman kaybetmemek için hemen defterimi açtım, en azından bir iki cümle tekrar edebilirdim. Ama Yaren Hoca bana fırsat vermeden sözlüyü başlattı. Sıra aralarında dolaşırken, gözlerini ondan kaçırmayacak bir yiğit aradığı okunuyordu yüzünden. Ben nefesimi tutmuş beklerken, tam yanımdan geçtiği sırada telefonum titremişti. Gözlerimi irileştirerek olacakları beklemeye başladım. Yaren Hoca, sinsi bir gülüşle yerine geçti ve “Gel bakalım Duygu.” dedi iğneleyici bir tonla. Tuttuğum nefesimi dışarı vererek tahtaya yöneldim ve kolay olması için yalvardım içimden. Tahtanın köşesindeki yerimi aldığımda Yaren Hoca, “Söyle bakalım, negatif bir sayının karekökü alınır mı?” diye sordu bilgece. Karekökler, sekizinci sınıfın en kazık konularından biriydi. Telaşla defterimdeki notları hatırlamaya çalışsam da uzun süre benden cevap alamayan Yaren Hoca, “Alınmaz.” diye atıldı. “Çünkü negatif bir sayı hiçbir sayının karesi olamaz.” Somurtarak yerime geçeceğim sırada “Sıfır.” diye mırıldandı. Ardından da, “Birileriyle mesajlaşacağına dersine çalış.” dedi. Tüm sınıf kahkahalara boğulurken rezaleti iliklerime kadar hissetmiştim. O gün, inanılmaz bir yer edinmişti hafızamda.
Elimde salladığım kalemi şıklara doğru yönelttim. Son beş dakikamızı tüketirken, şu son sorunun cevabını da bulabilmiştim nihayet. Yaren Hoca’yla yaşadığımız bu anı her ne kadar beni rezil etse de, şu an içinde bulunduğum üniversite sınavının son sorusunu yanıtlayabilmemi sağlamıştı. Büyük bir rahatlıkla sınavdan çıkarken, sekizinci sınıftaki o anımı hatırlayarak gülümsemekten alamadım kendimi… Öğretmenler günü de yaklaşıyordu ve sanırım o günü kutlayacağım ilk kişi, Yaren Hoca olacaktı.

📆 16 Nisan 2020 Perşembe 04:02   ·   💬 0 yorum   ·  
Folklor Akademi Dergisi

YAZARLAR

SÖYLEŞİ

ANKET

Sitemizi nasıl buldunuz?

Sonuçları görüntüle

Yükleniyor ... Yükleniyor ...

BAĞLANTILAR