MENÜ ☰
Çocuk ve Genç » Alt Manşet, Manşet, Şiir, Sizden Gelenler » Şehadet Özlemi /Cansu KEL
Şehadet Özlemi /Cansu KEL

Cansu KEL / İstanbul Pendik Sultan Abdulhamit Han Ortaokulu Öğrencisi

Kapımız çalındı birden.
Açtım, kalkıp minderden
Gelen Ahmet’ti,
Komşumuzun oğlu.
Nefes nefese kalmış, yorulmuştu:
– Oo Ahmet, hele gir içeri de soluklan.
– Soluklanmak için yok ki zaman!
– Hayırdır , nedir seni bu kadar yoran?

– Düşman basmış Çanakkale’yi,
Biz anca öğreniyoruz , dedi .
– Ahmet , yavrum doğru mu bunlar?
– Evet. Babam Çanakkale’deki arkadaşından almış haberi.
Bana ” Hemen dışarı çık , herkese söyle.” dedi.
– Tamam tamam sen git dolaş evleri.
Kapattım kapıyı,
Oturdum ve ağladım tutamadım kendimi.
Hanım girdi içeri:
– Hayırdır bey , ne bu hâlin?
Dünya başına yıkılmış sanki.
– Yıkıldı Zeynep Hanım, yıkıldı!
– Anlatacak mısınız bana da?
– Düşman girdi girecekmiş boğaza.
– Ne diyorsun Asım Bey!
– Öyle işte…
– Biz de gidelim Çanakkale’ye.
Su taşırım , mermi taşırım cepheye.
– Yaparsın Evvel Allah.
– Yaparım ya.
Sustuk sonrasında.
Hâl yoktu ikimizde de.
Günler geçti,
Kapımız çalındı yine.
Gelen Ahmet’ti :
– Askerler geldi köye.
Çanakkale’ye gönüllü gideceklerin isimleri yazılıyormuş,
Ben de istedim lakin yaşım çok küçükmüş.
Bir an bayıldığımı zannettim.
Sarıldım Ahmet’e ve öptüm:
– Canım benim.
Yaşı küçük , yüreği büyük yiğidim.
Ben şimdi köy meydanına gideyim.
Zeynep ablan çarşıdaydı,
Görürsen söylersen.
– Tamam. Asım amca, ismini yazdıracak mısın?
Yere çömeldim ve gözlerine baktım:
– Vatan bu Ahmet’im, tabi yazdıracağım.

Derken cephede buldum kendimi.
Üst üste patlayan bombalar…
Top , tüfek , mermi…
Yağmur diye yağan lavlar…
Dünya gözüyle görmüştüm nispeten cehennemi.
Korkuyordum davamı kaybetmekten.
Dinim, namusum, şerefim, bayrağım.
Uğruna şehadet şerbeti içilecek sancağım.
Bir ses: “Tekbir!”
Umutsuzluk yok,
Allah tek ve bir!
“Ölün!
Ey şehit olmaya gelen neferler!
Emirdir size ölün! “
Diye haykıran kumandanlar,
Acıyla inleyen kahramanlar,
“Allah” nidalarıyla koşturanlar,
Gördüklerim… – ki bütün bunlar-
“Umuda gömülün!”
Diye bağırmak geldi içimden.
Taktım süngüyü silahın ucuna .
“Allah büyük” dedim ve çıktım meydana.
Yakalayınca üç beş düşmanı
Yapıştırdım Osmanlı tokadını.
O anda biri dokundu bana,
Döndüm baktım:
-Asım amca , ben…
Kucağıma düştü birden.
Fark ettim , Ahmet’ti .
Peki neden kucağımdaydı?
Elime baktım , kan vardı.
Ahmet vurulmuştu!
– Yiğidim,
Ne işin vardı senin, dedim
Koştum, belki birini bulurum diye.
– Asım amca yorulma.
Bak vuruldum , ölürsem şehidim.”
Gözüm yaşlı son kez sarıldım ona.
Artık nefes almıyordu.
O küçük beden,
Artık büyüyemiyordu.

Diyorum bazen:
” Keşke o savaşta
Ben olsaydım ölen.
Yiğidimin o hâli ;
Yaralıyor her seferinde beni.
Onunla getiriyorum hatırıma Çanakkale’yi,
Onunla özlüyorum şehadet mertebesini.
Onunla ve
Onun gibi binlercesiyle…

📆 17 Mart 2021 Çarşamba 00:07   ·   💬 0 yorum   ·  
Folklor Akademi Dergisi

YAZARLAR

Gülnare SADIG
08 Nisan 2021 Perşembe
Tahir KAHHAR
19 Nisan 2021 Pazartesi
Mehmet Akpınar
14 Mart 2021 Pazar

SÖYLEŞİ

ANKET

Sitemizi nasıl buldunuz?

Sonuçları görüntüle

Yükleniyor ... Yükleniyor ...