SON DAKİKA
İstanbul'da Hava
PİYASALAR
Döviz    Alış  Satış
Türkiye’de Çocuk Tiyatrosu Çalışmalarının Felsefi Boyutu
Dr. Rasim AŞIN

rasim
Neden çocuk tiyatrosunda pedagoji ve psikoloji bilimi açısından bu kadar çok özel detaylar peşindesin diyenlere verilebilecek o kadar çok cevabım var ki.. Tiyatronun seyirci ile birliktelik kurma, halkla bütünleşme, onun katılmasını sağlama, düşünmeye davet etme, ( görselliklerle ve duygularla oyalama yerine) beyni çalıştırmaya kapı açma olanağı ve gücü var. Bu demektir ki, tiyatro insanlığı bekleyen yaşamsal trajedinin daha kolay atlatılmasını sağlayacak anahtarı elinde tutan “bireyleri” bir araya getirme, silkeleme, düşünüp kendi yollarını kendilerince araştırma hizmetini sunmalıdır insanlığa. Kendine saygısı olan bir tiyatronun insanlığın bu büyük trajedisinin kapısında yapması gereken budur. Üstelik eze eze gelmekte olan yeni çağın toplumsal gelişmeleri tiyatroyu, istese de istemese de buralara itecektir…
Ama lütfen beni yanlış anlamayın. İlle de yumruk sıkan, ders veren, nutuk atan, dar çerçeveli militanlık yapan bir tiyatrodan söz etmiyorum.. Bahsettiğim çizgiye gidebilecek pek çok yol var. Bırakalım çocuk oyunlarımızda geleceğin gençleri denesinler, yanılsınlar, kafalarını gözlerini yarsınlar, kimi zaman yenilsinler. Ama her zaman olduğu gibi, yaratıcı ve yenilikçi ışığı onlar alın terleriyle ortaya koyacaklar.. Ve kuşkusuz, bu gençler ekoloji çağının tiyatrosunu seyircileriyle el ele kuracaklar ve gerçek bir “Halk Tiyatrosu”nun temellerini atacaklardır. Geçtiğimiz asır boyunca, sayıları az da olsa, çok seçkin tiyatrocuların didinerek emek verdikleri “Halk Tiyatrosu” küllerinden yeniden doğacaktır. Günün birinde oyuncunun bu sahneleri dolduracağını ve “ var olmak mı olmamak mı?” diyerek binlerce seyircisi ile dertleşeceği yarınlar için şimdiden çocuk tiyatrosunu çocukların yaşına ve psikolojilerine uygunluk esasında sahneleyip yaş gruplarına bölerek oyun mekanı ve seyir ortamı sunmalıyız..
Bugün bütün dünyada “Çocuk ve Tiyatro” konusu belirsizliklerle doludur ve aydınlatılması gerekmektedir. Türkiye, çocuk tiyatrosuna ilk başlayan ülkelerden biri olduğu halde, bu konuda araştırma yapılmamış, dışarıdan yapılmış çalışmalarla yetinilmiştir. “Çocuk Tiyatrosu” terimi, bazı yabancı kaynaklarda yer alan yazarlara göre birbirinden çok farklı görüşleri içermektedir.

Çocuk tiyatrosu uzmanlarının, kendilerine özgü tecrübeyi referans göstermek suretiyle yaptıkları tanımlar, bir gruptan bir gruba, bir bölgeden diğer bir bölgeye değişmektedir. Uzman olmayanlar ise, söz konusu ayrılıkları anlamakta büyük güçlük çekmekte, “çocuk tiyatrosu” denildiğinde, hem çocuklar tarafından oynanan hem de çocuklara oynanan tiyatroyu bir arada düşünmektedirler.

Yazarlar tarafından göz önüne alınmış yaş dilimlerini sınırlamak istersek, özellikle Avrupa’da yoğun bir belirsizlik karşısında kalırız. Yazarlar, özgül tiyatronun karşılık teşkil ettiği yaş dilimlerini sistematik bir biçimde belirlemekten uzaktırlar. Genlikle iki büyük dönme işaret edildiğini görüyoruz:

-Ana okulu ya da “ çok küçük” yaş çocukları
-İlkokul çocukları

Ancak, bu yaş dönemlerinin alt ve üst sınırları konusuna ilişkin görüşlerin daha da karışık olduğunu söyleyebiliriz. Bu konuda başvurulan kaynaklar, aşağı sınır yaşı için 5,6,7, üst sınır yaşı olarak da 12,14 ya da erginlik yaşını önermektedirler.

Doğu Avrupa ülkelerine ilişkin kaynaklarda yaş, her zaman için önemli sayılmaktadır. Rusya’da alt ve üst sınırlar 7-14, Çekoslovakya’da ise 6-13 yaştan yukarı olmak üzere belirlenmiştir. Ancak, bu ayrımların hiç de bilimsel verilere dayanmadığına dikkati çekmek isteriz.
Yabancı ülke uzmanları, çocuk imajı konusunda çok az bilgi vermektedirler. Bu konuda elde edilen bilgiler Doğu Avrupa ülkelerine değgin yazarlardan geliyor. “Çocuk erginden farklıdır”, “çocuğu eğitmek ve eğlendirmek gerektir”, “çocuk tiyatrosu, çocuğun psikolojik niteliklerine uygun olmalıdır”. Doğu Avrupa ülkelerindeki yazarlarda yaş grupları konusunda da pek çok önerilere rastlamaktayız. Örneğin Rusya, Çekoslovakya gibi ülkelerde çocuklar, yaş bakımından üç grupta sınıflandırılmaktadırlar:

Küçük çocuklar (5-8 yaş arası kukla tiyatrosu, 6-7, 9-11 arası canlı tiyatro), ergenler (10-12 ve 13-15 yaş arası), ve gençler (13 ya da 16’nın üstü). Bu gruplardan her biri için özgül yani, varsayılmış psikolojik karakteristiklere uygun bir repertuar söz konusudur.

İçeriğinde, erginlerin ya da çocukların, çocuklar için yaptığı oyunların yanı sıra kukla, gölge oyunları, mim, sirk hatta şiirsel gösterilerin de bulunduğu “çocuk tiyatrosu” terimi hala belirsizliklerle, açıklığa kavuşturulması gereken çeşitli sorunlarla doludur.

Çocuk tiyatrosunun eğlendirici, eğitsel, kişilik oluşturucu, öğretici ve eleştirili düşünce biçimine hazırlayıcı nitelikleri vardır. Bu nitelikler arasında, çağımız düşünce sisteminin en çok önem verdiği “eğlendirici” olan işlevdir. Dünyanın hemen her yerinde yazarlar, giderek didaktizmi yadsımaktadırlar.
Çocuk tiyatrosu yazarlarının, kendi “çocukluk” anılarındaki “çocuk imajı”ndan değil de, çocuk psikolojisinin verilerine dayanan “çocuk”tan giderek yapıtlar ortaya koymaları gerekir. Çocuk yazarlarının çoğu, çocuğu ya erginle beraber ele almakta, onun ergine nispetle “eksik” yanları üzerinde durmakta, ya da çocuğu diğer çocuklarla karşılaştırmakta, ancak bu karşılaştırmayı, kendi çocukluk anıları açısından yapmaktadırlar. Yazarların artık böyle bir yol izlemeyi bırakarak, çocuk psikolojisinin verilerinden yararlanmaları, çocuğun gelişim evreleri içinde toplumun sosyo-ekonomik koşullarını göz önüne alan özgül bir tiyatro anlayışına yönelmeleri zamanı gelmiştir.

Her şeyin hazır sunulmadığı, çocukların yaratıcılıklarını besleyecek bir tiyatro anlayışının oluşumuna örnek olabilecek araştırmalarımızda çocuk tiyatrosu denildiğinde genel kabul gören üç yaştan on beş yaşa gibi geniş bir yaş aralığını çocukların gelişim dönemlerine uygun saysalarda, benim de içinde bulunduğum “yeni çocuk tiyatrosu poetikası” arayışında olanlar pedagog ve psikologların da önemle üzerinde durarak vurguladıkları rol yapanların sahnesini izlemesinde yararlı olunacağı süreci 4-12 yaş aralığındaki çocukların izlediği çocuk tiyatrosu biçimine ayırıyoruz.

Bu yazının devamını yayınlayacağız.

Yazarın tüm yazıları için tıklayınız:
Yorum yap



İleti:

YAZARLAR
Abdulkerim DİNÇ

ÇOCUK TİYATROSU
15 Kasım 2014 Cumartesi
Hüseyin BOKAÎ

Yarışma
25 Mart 2015 Çarşamba
Selin UÇAR

AH BİZ / Selin UÇAR
16 Mayıs 2016 Pazartesi
DUYURULAR
SÖYLEŞİ
KİTAP DÜNYASI
ANKET

Sitemizi nasıl buldunuz?

Sonuçları görüntüle

Yükleniyor ... Yükleniyor ...
EN ÇOK OKUNANLAR
BU HAFTA
BU AY
BU YIL
Tüm zamanlar
Çocuk ve Genç ® Çocuk ve Genç Gazetesi
Anasayfa · RSS · Bize Ulaşın · Tübilmer

Copyright © 2014 - 2017 Tüm hakları saklıdır.